Sayın Başbakan'ın Mesajı
2003 yılından beri ülkemizin hizmetinde olan 58. 59. ve 60. Cumhuriyet Hükümetleri, milletimizin talep ve beklentilerinin en etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesini gaye edinmiştir. Bu gayenin yerine getirilebilmesi için Hükümetimiz, bütün kurum ve kuruluşlarımızın, kamu hizmeti sunmada daha yüksek performansa ve daha dinamik bir yapıya kavuşturulmalarını bir vizyon olarak hedeflemiştir.
Muasır medeniyetlerin getirdiği modern hayat seviyesini hedefleyen Milletimiz, bu kararlılığını, Hükümetimizin Avrupa Birliğine üye olmada ortaya koyduğu atılımları destekleyerek bir kez daha teyit etmiştir. Gelişmekte olan bir ülke konumundan gelişmiş ülkeler arasındaki yerini alan Türkiye’nin, sosyal ve ekonomik kalkınma yolundaki hedeflerine ulaşmak için ortaya koymuş olduğumuz politik taahhütlerimiz, ciddiyetimizin bir ifadesidir.
Kuruluşundan bu yana, Çevre ve Orman Bakanlığının gerçekleştirmiş olduğu gelişmeleri, almış olduğu mesafeyi ve ortaya koymuş olduğu yeni yaklaşımları yakından izlemekte ve takdirle karşılamaktayım. Halkımızın ve gelecek nesillerimizin sağlığını ilgilendiren çevre problemlerinin çözümünde ve bu alanda dünyada meydana gelen gelişmelerin takibinde çok önemli mesafeler kaydedilmiştir.
Diğer yandan, 50 yılı aşkın bir süreden beri fakir köylümüze en yakın mesafede çalışan ve buralara çok faydalı hizmetler götüren ormancılık kuruluşlarımızın hizmetleri kayda değerdir. Daha katılımcı, paylaşımcı, toplumcu bir anlayışla, her kesimin orman mal ve hizmetlerine olan taleplerinin karşılanmasında ve bu zengin kaynaklarımızın korunarak, geliştirilerek ve rehabilite edilerek yeni nesillerin de faydalanmasına sunulmasında sağlanan gelişmeler açıkça görülmektedir.
Ülkemiz aynı zamanda, uluslararası ve bölgesel süreçlerde de etkin rol almaya devam etmektedir. Bunlar arasında, BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, ülkemizin 1998 yılında taraf olduğu ve çalışmalarını titizlikle takip ettiğimiz bir BM girişimidir. Ülkemizin, içinde bulunduğu ekolojik, iklim ve topoğrafik şartları sebebiyle kuraklık ve çölleşmeye karşı hassas olması, Sözleşme çalışmalarının ülkemizce yakinen takip edilmesini zorunlu hale getirmektedir.
Birleşmiş Milletler kaynaklarına göre, çölleşme ve kuraklık, dünyada 4 milyar hektardan fazla alanı ve 110 ülkede yaşayan 1,2 milyar nüfusun hayatını doğrudan tehdit etmektedir Bu önemli küresel sorunun çözümüne katkı sağlamak için Sözleşmeye, 2007 itibariyle 190 ülke ve AB taraf olmuştur.
Çevre ve Orman Bakanlığı bu alanda, ülkemizde yapılacak çalışmaların odağında bulunmaktadır. Tarım topraklarımızda çoraklaşma, orman ve mera alanlarımızdaki tabii yapının bozulması, yanlış arazi kullanımı, toprak kirliliği ve daha önemlisi ülke topraklarımızın %86’lara varan kısmında erozyon ve toprak kaybının var olması gibi gerçekler, ülkemizin çölleşmeden etkilenme ihtimalinin yüksek olduğunun önemli göstergeleridir.
Ülkemizdeki, çölleşme ve kuraklığın etkilerinin ortadan kaldırılmasına veya azaltılmasına yönelik başta erozyonla mücadele, ağaçlandırma, bozuk ormanlık alanların ve meraların ıslahı için, 4122 Sayılı "Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Seferberlik Kanunu" gereği, bütün kurum ve kuruluşlarımızı, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşlarımızı güç birliği oluşturmaya ve bu seferberliğe katkı vermeye davet ediyorum.
Ülke kalkınmamızın başlıca göstergelerinden ve halkımızın temel haklarından olan yaşanabilir bir çevre ve tabii kaynaklarımızın sürdürülebilir yönetimi yolunda 2003 yılından bu yana sağlanan gelişmeler ve gerçekleştirilen hamlelerin gelecek yıllarda, katlanarak artacağından kimsenin şüphesi olmasın.
Bu vesileyle, Çevre ve Orman Bakanlığının bütün mensuplarını, bu seferberliğe katkı sağlayacak olan diğer kurum ve kuruluşlar ile emeği geçecek herkesi gösterecekleri üstün gayretleri nedeniyle şimdiden tebrik ediyorum.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
|