Sayın Bakan'ın Mesajı
Sürdürülebilir kalkınma kavramı 20. Yüzyılın sonlarında uluslararası gündeme taşınmış ve günümüzde de her alanda yaygın olarak kullanılan bir kavram olmuştur. Dünyada yaşanan bu gelişmelere paralel olarak Ülkemizde de sınırlı olan tabii kaynaklarımızın tahrip edilmeden sürdürülebilir şekilde halkımızın istifadesine sunulması benimsenmektedir.
Sanayileşmenin hız kazandığı günümüzde; havanın, suyun, toprağın ve bunların oluşturduğu güzelliklerimizin korunması gün geçtikçe önemi artan bir konu olarak hep gündemimizde yer almaktadır.
Tabii kaynaklarımızın başında yer alan ormanlarımız da bu anlayış çerçevesinde koruma-kullanma dengesi gözetilerek işletilmekte ve insanlarımızın hizmetine sunulmaktadır.
Bazı kişiler tarafından ormanlarımızın hızla yok olduğu iddia edilse de, yapılan envanter çalışmaları ormanlarımızın azalmayıp aksine arttığını göstermektedir. Nitekim, daha önce 20,2 milyon hektar olduğu ifade edilen orman varlığımızın yapılan son envanter çalışmaları sonucunda 21,2 milyon hektara ulaştığı tespit edilmiştir.
Orman varlığımızın arttığına ilişkin değerler bizim bu konudaki çabamıza engel teşkil etmemektedir. Aksine, sahip olduğumuz bu kaynakların daha da geliştirilerek halkımızın istifadesine sunulması, dünyada turizm faaliyetleri sonucu oluşan gelirden layık olduğumuz payın alınması, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle yüklendiğimiz yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi, değişen dünya ve ülke şartları sonucu büyük farklılıklar gösteren orman ve çevreden beklentilerin çağdaş bir anlayışla karşılanması için bu çabalarımızın artan bir çalışma temposuyla sürdürülmesinin ne kadar önemli olduğunun şuurundayız.
Dünya nüfusunun hızla artması ve hızlı sanayileşmenin etkisi gibi sebeplerle insanların yaşadıkları çevre giderek dahada bozulmaktadır. Bununla birlikte Ülkemizin arazi yapısı, iklimi, aşırı mera ve orman tahribatı, uygulanan yanlış tarım yöntemleri topraklarımızı erozyona daha duyarlı olmasına yol açmaktadır.
Dünyadaki orman varlığı sürekli azalırken, ülkemiz orman varlığının artmakta olduğunun tespit edilmesi memmuniyet vericidir. Ancak hala ormanlarımızın yarısına yakınının bozuk vasıfta olaması da düşündürücüdür. Verimsiz ormanlar kendilerinden beklenen ekolojik, ekonomik ve sosyal fonksiyonlarıda yeterince yerine getirememektedir.
Günümüzde yaşanan küresel ısınma ve sonucunda yaşanan iklim değişikliğine karşı alınabilecek en önemli tedbirlerin başında verimsiz ormanların süratle ıslah edilmesi ve uygun yerlerde ağaçlandırma yapılması gelmektedir. Çevre ve Orman Bakanlığımız ile 4122 Sayılı "Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Seferberlik Kanunu"nun görev verdiği, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve halkımızın el ele, omuz omuza çalışacaklarından eminim.
2008-2012 Yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenen bu eylem planı ile beş yılda 2,3 milyon hektar alanın ağaçlandırılması ve ıslahı hedeflenmektedir.
Ülkemizin sahip olduğu orman kaynaklarının sürdürülebilir biçimde ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde çağdaş bir anlayışla halkımızın istifadesine sunulması için öncelikle vasıflarının iyileştirilmesi ve miktarının arttırılması gayesiyle bu eylem planı hazırlanmıştır.
Devlet ormancılığından millet ormancılığına geçişin bir basamağını oluşturacak bu çalışmalara katkı sağlayan herkesi şimdiden kutluyor, bu seferberliğin, ormancılığımıza, milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Veysel EROĞLU
Çevre ve Orman Bakanı
|